Neden Coğrafya Öğrenir ve Öğretiriz?

Neden Coğrafya Öğrenir ve Öğretiriz?

Bütün çeşitlilikleriyle yeryüzüne bağlı olayları tanıtan, bunları açıklayan bilim (İZBIRAK, 1993) olarak tanımlanan coğrafya; Latince kökenli geo (yer) ile graphein (tasvir etmek) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuş birleşik bir terimdir.
Coğrafya terimi ilk kez M.Ö. III. Yüzyıl başlarında eski Mısır’ın İskenderiye kentinde yaşamış olan Eratosthenes (M.Ö. 275-195) tarafından geographica yada geographein biçiminde kullanılmış olduğu kabul edilir. Eratosthenes tarafından yazılmış olan geographica (coğrafi, coğrafya ile ilgili, coğrafya ilmine ilişkin) isimli eser coğrafya ilminin adının konması bakımından önemli bir kaynaktır (Doğanay,1993).

Temelde bir “yerbilimi” olmakla birlikte, araştırmaların merkezinde insan, yani “toplum” vardır. Amacı, insan ve çevre (ortam) arasındaki karşılıklı ilişkileri ortaya koymaktır. Bu nedenle “coğrafya, yeryüzünde oluşan fiziksel, sosyal ve ekonomik olayları, insan ve çevre özellikleri arasında ilişkiler kurarak inceleyen bir bilimdir” şeklinde tanımlanmaktadır (Doğanay,1989).

Günümüzde Coğrafyanın değişik bilim insanları tarafından temelde birbirine benzeyen birçok tanımı yapılmıştır. Yapılan tanımların temeldeki ortak öğesi insan ve çevredir. AKKUŞ’ a göre (1998) coğrafya, “insanla tabii ortam arasındaki etkileşimi, dağılış, karşılaştırma ve nedensellik ilkelerini kullanarak araştıran ve sonuçlarını sentez olarak veren bir bilim dalıdır.”

Şahin’ e (1998) göre “Coğrafya, insanın içinde yaşadığı çevrenin doğal özelliklerini, insan-doğal çevre etkileşimi ve bu etkileşim sonucu insanın ortaya koyduğu beşeri ve ekonomik etkinlikleri kendi prensipleri çerçevesinde inceleyerek sonuçlarını açıklayan bilimdir.”
“Eğitim programlarında sosyal bilimler grubu içinde yer alan coğrafya, bir bilgi kategorisi olarak insanın evi niteliğindeki Dünyanın çeşitli yönlerini betimlemeye ve yorumlamaya çalışmaktadır. Bu disiplinin peşinde olduğu temel sorular nerede? ve neden oradadır?” (Alkan-Kurt,1998).

Coğrafyanın ne olduğu ve tarihi süreçte gelişimini burada anlatmak mümkün değildir. Bu konuda yazılmış önemli eserlerden biri olan Özgüç ve Tümertekin hocaların COĞRAFYA Geçmiş-Kavramlar-Coğrafyacılar isimli kitabı öğrenmek ya da bilgi tazelemek isteyenler için önerilebilir.

Coğrafya’yı öğrenmek neden önemlidir?
Her öğretim kademesinde biz öğretmenlerin karşılaştıkları ve çoğu zamanda tam olarak cevaplamadığımız yada cevaplayamadığımız soru, öğrencilerin “neden bunu öğreniyorum” sorusudur. Coğrafyanın önemini kavratabilmek için coğrafya açısından bu sorunun cevabını kendimize ve öğrencilerimize vermemiz gerekmektedir. Aşağıda bu soruya ilişin bazı önemli bilim insanlarının cevapları verilmiştir.

Amasyalı Strabo (M.Ö.60-M.S.21)’ ya göre “Coğrafya, toplumsal yaşam ve yönetme sanatı açısından taşıdığı sınırsız öneme ek olarak, kara ve okyanusta yaşayanlar, bitki örtüsü ve dünyanın çeşitli kesimlerinin özellikleri ve ürünleri konusunda bizlere bilgi verir. Bu bilgi insanı, yaşam ve mutluluğa ilişkin büyük sorunlarının ciddi biçimde bilincinde kılar (Özgüç ve Tümertekin, 2000).

Modern coğrafya’nın başlangıcı olarak kabul edilen XVII. Yüz yılda yaşamış Alman Bernardus VARENUS coğrafyanın öğrenilmesi gerektiğini şu şekilde açıklamaktadır (Özgüç ve Tümertekin, 2000).

1. Değeri yüzünden –yeryüzünde yaşayan ve diğer hayvanların çok ötesinde nedensellikle donanmış insana en yüksek derecede uygun olduğu için- gereklidir.

2. Aynı zamanda hoştur –yeryüzünün sahip olduğu varlıkları ve bölgelerini düşünmek, yorumlamak gerçekten vakit ayırmaya değer bir tazelenme olacaktır.

3. Olağanüstü yararlılığı ve kullanabilirliği yüzünden gereklidir; ne teologlar, ne tıp adamları, ne yargıçlar ne tarihçiler nede eğitilmiş kişiler engellerle karşılaşmaksızın kendi alanlarında ilerleme isteklerini coğrafya bilgisi olmaksızın başaramayacaklardır.
Fransız Beşeri Coğrafyacı Yves Lacoste coğrafyanın ne işe yaradığını “coğrafya savaşmak içindir” isimli eserinde şöyle anlatmaktadır. “Coğrafya, bugün her zamankinden daha fazla bilgi ve iktidar biçimidir ve uzaysal incelemeye değinen her şey tehlikeli olarak görülmektedir. Zira coğrafya önce savaşmaya yarar. Sadece geçmişte değil, bu gün beklide her zamankinden fazla. Örneğin içindeki radikal solcu coğrafyacıların çok önemli bir role sahip olduğu New Geography’nin teorik araştırmaları, Vietnam’daki elektronik savaş olarak adlandırılan savaşta otomatik haritacılık tekniklerinin hazırlanmasını ve uygulamalarının mümkün olduğunu göstermiştir. Coğrafyacının gerçekte güçsüz bir röntgenci değil, istesin veya istemesin, iktidarın hizmetinde bir bilgi ajanı olduğunu ve devrimci beyanların ve ahlaki kaygıların hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini anlaması gerekmektedir. Coğrafyacı coğrafyanın stratejik bir bilgi olduğunu ve stratejik bir bilginin de tehlikeli olduğunu hiç aklından çıkarmamalıdır (aktaran Özey, 2007).

DOĞANAY(2002) neden coğrafya öğrenir ve öğretiriz? Sorusunu üç başlık altında cevaplamaktadır.

1. Yurt sevgisinde coğrafya: coğrafya dersi genel kültür kazandırma işlevinin ötesinde bireylerde yurt sevgisinin gelişip kökleşmesinde de önemli bir rol üstlenmektedir. Vatan her yönüyle tanındıkça daha çok sevilir. Naturalist felsefe akımının XVII.yy.’da Avrupa’da doğuşunda coğrafya seyahatleri önemli rol oynamıştır. JJ. Rousseau – J. Dewey gibi fikir adamları genellikle coğrafi çevrenin güzelliklerini yerinde gözleme almışlar, bu güzellikleri eserlerinde romantik ifadelerle anlatarak insanlarda, çevre güzelliklerine karşı büyük ilgi uyandırmışlardır.

2. Yurt savunmasında coğrafya: Askerlik ilminde coğrafya ilmi ve coğrafi görüşlerin etkin rolü bulunmaktadır. Gerçekte de strateji, Jeostrateji ve Jeopolitik gibi siyasal ve askeri ilimler yada teknikler, aslında temelleri coğrafya ilminden oluşmuş ilimlerdir. Zaten gerek jeopolitik ilminin kurucusu olan F.Ratzel, gerek kenar kuşak hakimiyet teorisinin kurucusu olan Spykman ve benzer teorilerin kurucuları ya coğrafya bilim insanları yada coğrafyayı çok iyi bilen asker subaylardır. Çünkü bu teoriler coğrafi esaslar üzerine temellendirilmişlerdir.

3. Yurt yönetiminde coğrafya: Devleti yönetenlerin yönetimde başarılı olmalarının bir tek yolu vardır. ülkenin sorunlarını doğru teşhis etmek ve sorun çözeceği sahayı yeterince tanımaktır. Özellikle bölgesel ekonomik ve sosyal sorunlar, büyük ölçüde çevrenin doğal koşulları ile ilgilidir. O halde sadece çevrede toplumun kültürel yetersizliklerini değil, onunla birlikte, doğal çevre koşullarını da dikkatle analiz etmek gerekmektedir. (Daha geniş bilgi için Doğanay 2002 s.:177-185)

Okulda coğrafyayı öğretirken yukarıda ifade edilenlerden yola çıkarak öncelikli olarak öğrenciye coğrafya bilgisinin ne, neden ve kadar önemli olduğunu, nerede ve nasıl kullanıldığını fark ettirmeliyiz.
Örneğin: Türkiye nüfusunun yapısal özelliklerini işlerken verilecek bir ödevde öğrencilere verilecek yönerge: “Farklı ekonomik sektörlerde faaliyet gösteren TÜRKİYEM HOLDİNG’İN AR-GE bölümünde araştırma uzmanı olarak çalışmaktasınız. Holding yönetimi ülkemizin bazı illerinde yatırımlar yapmak istiyor. Bu yatırımların hangi illere yapılacağına karar verilebilmesi için illerin nüfuslarının yapısal özelliklerinin bilinmesi gerekiyor.
Sizden bu illerin nüfuslarının yapısal özellikleri (Yaş ve cinsiyet durumu, Eğitim durumu, nüfusun ekonomik faaliyetlere göre dağılımı, kırsal ve kentsel nüfus) hakkında bilgi toplayarak önerilen diğer iller ve Türkiye nüfusunun genel yapısal özellikleri ile karşılaştırarak bir rapor hazırlamanız isteniyor.”Şeklinde düzenlenerek öğrenciye, öğreneceği bilginin hayatta uygulanabileceği alanı da fark ettirmiş oluruz.

KAYNAKLAR:
AKKUŞ, A., 1998. Genel Fiziki Coğrafya, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara.
ALKAN, C. KURT, M., 1998. Özel Öğretim Yöntemleri (Disiplinlerin Öğretim Teknolojisi), Anı Yayıncılık, Ankara.
DOĞANAY, H., 1993. Coğrafya da Metodoloji, MEB Yayınları,İstanbul.
DOĞANAY, H., 1989. Coğrafya ve Liselerimizde Coğrafya Öğretim Programları, Coğrafya Araştırmaları Atatürk Kültür Dil ve Tarih Kurumu, Coğrafya Bilim ve Uygulama Kolu, Cilt: 1, Sayı: 1, Ankara.
DOĞANAY, H. 2002. Coğrafya Öğretim Yöntemleri (5. Baskı), Aktif Yayınevi, Erzurum
İZBIRAK, R., 1992. Coğrafya Terimleri Sözlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, Öğretmen Kitapları Dizisi:157, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul.
ŞAHİN, C., 1998. Coğrafyaya Giriş, Gündüz Eğitim ve Yayıncılık, Ankara.
ÖZEY, R. 2007. Siyasi Coğrafya (genişletilmiş 5. Baskı), Aktif Yayıncılık, İstanbul.
ÖZGÜÇ, N. ve TÜMERTEKİN, E. 2000. Coğrafya Geçmiş-Kavramlar-
Coğrafyacılar, Çantay Kitabevi, İstanbul

Hazırlayan: Adem SEZER
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Coğrafya Eğitimi Ana Bilim Dalı

About these ads

About mycografya

coğrafya
Bu yazı Coğrafya içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s